21 Haziran 2013 Cuma

Çocuğunuzun Hastalığına Bile Üzülemez'siniz

    Hayat, insanı farklı yerlere çeker.Nele neler geçer başınızdan.İyileri de kötüleri de unutur gidersiniz.Belki çocukluğunuzdan kalan ufak ama unutulmaz anıları hatırlarsınız kendi kendinize kaldığınız zamanlarda.Özlem bu olsa gerek.Arkadaşlarınızla paylaştığınız, dost ortamlarında anlattıklarınız gerçek anılarınız gibi duygulu değildir. Belkide başkasına anlatırken kullandığınız dili ön plana çıkarıp karşıdakileri dikkate aldığınız içindir duygu farklılığı. Belkide kendi kendinize daha özgür ve rahat  davrandığınız içindir duygu yüklü anılarınız.
    Hangi durumda olursa olsun anılarınızı hatırladığınızda o dönemde sizi etkileyen kişilerin etkisi de önemli olmuştur.Mesela çocuklar için babaları veya anneleri düşüncelerinde yer eder ve anılarındaki duyguları değiştirir. Babalar ve  anneler için de  çocukları yanında olunca anıları değişir,etkilenir. Sevgililer içinde ayni şey söylenebilir tabi ki. 
    Ancak bulunduğu durum daha da önemlidir. Zor zamanlarda , mutlu zamanlarda ve sıkıntılı zamanlarda durum daha da değişik olur. Ben daha çok zor zamanlarda insan halini daha doğal ve gerçekçi bulurum. Belki de yanılıyorumdur. Bilmiyorum. Son zamanlarımda ekonomik sıkıntılarımın ayyuka çıktığı malum dönemlerde, insan kendi çocuğunun hastalığına bile üzülemiyor iken , mutluluğuna nasıl sevinir ki. 
    Son dönemlerimde iflasın dibinde iken, her sene, her gün daha kötüye giderken insanın sevine'memesini anlıyordum. Ancak üzülecek kadar fırsatı bile olamayacağı aklıma gelmiyordu. Küçük çocuğum hastalandığında hastane yattığında fark ettim. Ben çocuk için üzülemiyor'um. Neden  ? Sevinçli anlarda,çocuklarınıza sarıldığınız anlarda aklınıza birden borçlarınız, ödeyemediğiniz kredi kartları geliverir.Geldiği anda da ne sevinç kalır ne tebessüm. Midenize öğrencilik hayatında girdiğiniz önemli sınavlar gibi bir yumruk oturur kalır. O andan sonra yaptıklarınızı zaten hatırlamazsınız. Düşündüğünüz şey bu hale nasıl geldiğiniz, gelirken yaptığınız hatalar , çözüm yolları gelir aklınıza. Toplamı düşününce yine dalarsınız karanlığa ve döngü devam eder duru. İşte o an çocuğunuz hasta olsa bile ona üzülemez'siniz ve kendinize kızarsınız. Oda para etmez.
    Bazen öyle an gelir ki size hayatın yükü dediğiniz borçlar çok ağır gelmiştir, hayatınızı kaldıramazsınız. Midenizle birlikte ayaklarınızın bağı çözülür.Bilirsiniz bu düşünceler sizi kötüye sürüklediğini , doktorların stres dediğinin de bu olduğu belli olmuştur  artık. Kendi hayatınızın para etmediğini anlarsınız. Çocuklarınıza sağlayamayacağınız  geleceğin yanında  hayatınızın hiç önemi yoktur. Ancak Yine de varlığınızın çocuklar için çok önemli olduğunu bilir yaşamaya devam edersiniz. 
    Yaptığınız her şey saçma sapan gelmeye başlar, Kimseye yaranamazsınız. Öncelikle yakınlarınızdan suratınıza vurulur.Yapacak bir şey yok hak ettik dersiniz. Yardım ettikleriniz zaten yanınızda değildir ki haklıdırlar ağırlığınızı taşıma şansları yoktur. Kimseden medet umamazsınız. Umsanız da faydası yoktur ya yine de yeni planlar programlar yaparsınız. Yavaş yavaş aileden de darbe yemeye başlarsınız. Ama sesiniz çıkmadığı için devam eder gider bu durum.
     Velhasıl Kötü olan, Kötüye bile üzülemez'siniz .Yorulduğunuzu ,yaşlandığınızı,atıl hale geldiğinizi düşünürsünüz. Tabi ki kızdığınız insanlar olmuştur. Ancak bir şey yapamazsınız. Kızdığınız ile kalırsınız. Yaşam eskisi gibi gelmez. Tecrübe sahibi de oldunuz sanmayın. oda para etmez. .
            Hele hele diğer insanlar önceden yapıp da şimdi yapmadığını görünce, arkandan konuşmaya da başlaması, kendi hain fikirleri yayması zorunuza gider. Ama kızamaz, üzülemez'siniz. Aklınıza durumunuz gelir, onca yılın kayıpları ailenizi etkileyeceğini düşünürsünüz. Kendinizle kalakalırsınız.

Yale 21 Haziran 2013 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder